
Genre: nasheed, ilahi, munshidType: nasheed
Story & Cultural Context
“Selamün Aleyküm” is a Turkish ilahi performed by Abdurrahman Önül and presented as a minyatür klip within the Gönül Yolcusu 11. Bölüm format. Its title uses the Islamic greeting meaning “Peace be upon you,” giving the piece a devotional and welcoming character.
← Browse

About this recordingAuto-generated
Genre
nasheedNasheed · Arabic نشيدA devotional Islamic song. Traditionally sung by voice or with a frame drum; many modern ones add instruments.Browse →Glossary →ilahiIlahi · Turkish ilahiA Turkish devotional hymn, often from the Sufi tradition.Browse →Glossary →munshidMunshid · Arabic منشدThe singer of nasheeds. "Inshad" is the act of performing them.Browse →Glossary →
Story & Cultural Context
“Selamün Aleyküm” is a Turkish ilahi performed by Abdurrahman Önül and presented as a minyatür klip within the Gönül Yolcusu 11. Bölüm format. Its title uses the Islamic greeting meaning “Peace be…
Titles in Other Languages
العربيةالسلام عليكم
EnglishPeace Be Upon You
TürkçeSelamün Aleyküm
Lyrics
Essirgemek inseden selamını ver. Böyle buyurmuş bizlere nebi. Sevgi muhabbet yolumuz bizim. Verelim selamı selamımızı. Sevgi muhabbet yolumuz bizim. Verelim selamı selamımızı. Selamun Aleyküm ve Aleyküm Selam. Selamun Aleyküm ve Aleyküm Selam. Selamun Aleyküm ve Aleyküm Selam. Selamun Aleyküm ve Aleyküm Selam. Selam güvendir, selam rahmettir. Gönüller kurur selamını ver. Yolda yürürken, eve girerken verelim selamı selamımızı. Yolda yürürken, eve girerken verelim selamı selamımızı. Selamun Aleyküm ve Aleyküm Selam. Selamun Aleyküm ve Aleyküm Selam. Selamun Aleyküm ve Aleyküm Selam. Selamun Aleyküm ve Aleyküm Selam. Selamun Aleyküm. Selamun Aleyküm. Selamun Aleyküm ve Aleyküm Selam. ERTESİ SABAH Ertesi sabah Elif gözlerini açar açmaz dünü düşündü. Kasabada bir günde kaç selam verilmişti, kaç gönül o selamlarla biraz daha ısınmıştı. Sokak yine uyanıyordu. Sabah güneşi taş duvarlara, ahşap cumbalara ve kaldırımlara yavaş yavaş yayılıyordu. Elif Hakkı Dede'nin kapısını çaldı ve elini göğsüne koyup selam verdi. Dede gülümseyerek selamını aldı, onu pencerenin yanına minderine oturttu. Dede tesbihini yavaşça çekti. Selam dedi, karşındakine esenlik dilemektir. Küçük görünen ama çok derin bir duadır. İlahi bunu ne güzel söyler. Selam güvendir, selam rahmettir. Selam veren, karşısındakine senden emin ol, bende sana kötülük yok demiş olur. Dede Elif'e küçük bir görev verdi. Sokağın sonunda yalnız yaşayan yaşlı bir teyze vardı. Uzun zamandır kimse onun kapısını çalmamıştı. Elif kapıyı çaldı, elini göğsüne koyup selam verdi. Kapı yavaşça aralandı. Yaşlı teyzenin yorgun yüzünde yavaş yavaş bir gülümseme belirdi. O gün dar sokağa güneş başka türlü düştü. Bu kapının önünde yıllardır ilk kez bir selam yankılandı. İlahi gönüller kurur selamını ver der. Selamsız kalan gönül, susuz kalan bir gül gibi solar, bir selam ona yeniden can verir. Ömer'in de kendi sınavı vardı. Çarşıdaki bakırcıyla yıllar önce küçük bir mesele yüzünden dargın düşmüşler, bir daha da hiç selamlaşmamışlardı. Bakır kazanlar sabah güneşinde pırıl pırıl parlıyordu. Ömer'in adımları o dükkanın önünde kendiliğinden yavaşladı. Aklına ilahinin sözü geldi. Esirgeme kimseden selamını ver. Ömer bir an durdu, elini göğsüne koydu ve önce o selam verdi. Akşamüstü bakırcı atölyeye geldi. Elinde Ömer'e getirdiği küçük bir bakır tas vardı. Yılların küskünlüğü tek bir selamla sessizce eriyip gitmişti. Yusuf o gün yolda karşısına çıkan herkese selam verdi. Çoban da, yolcu da selamını gülerek aldı. Dün Ömer'in su ikram ettiği yabancı yolcu handa kalıyordu. Yusuf yanına varıp selam verdi, halini hatırını sordu, onunla birlikte oturdu. Mektepte Elif arkadaşlarına teyzeyi anlattı. Yolda yürürken, eve girerken selam vermek o günden sonra hepsinin güzel bir alışkanlığı oldu. Avludaki yaşlı dut ağacının yaprakları hafif bir rüzgarda kıpırdadı. Gün yavaş yavaş akşama dönüyordu. Akşam Ömer eve selamla girdi. Sofrada o bakırcıyı, Elif de yalnız teyzeyi anlattı. Zeynep ikisini de gülümseyerek, gönlü ferahlayarak dinledi. Yatsı vakti cami avlusunda kandiller tek tek yandı. Avlu günün bütün selamlarını saklıyor gibiydi. Ertesi gün Elif annesiyle birlikte teyzeye sıcak bir çorba götürdü. Bir selam kısa zamanda sıcacık bir dostluğa, bir komşuluğa dönüşmüştü. Selamun Aleyküm, Aleyküm Selam. Bu iki küçük söz iki insan arasına kurulan bir köprüdür. Biri elini uzatır, öteki gönülden tutar. Gece damlarda lambalar birer birer yandı. Yıldızların altında kasaba, selamlaşan gönüllerle huzura erdi. Damdan komşulara el sallarken Ömer, sevgi muhabbet yolumuz bizim satırını içinden tekrarladı. Bu yol her gün bir selamla yeniden başlıyordu. Selamun Aleyküm, sevginin ilk kapısını selama anlatan bir ilahidir. Esirgemeden verilen her selam kuruyan bir gönle yağan bir rahmet olur.