Skip to main content
Güzelliğin Beş Para Etmez - Gönül Yolcusu 7. Bölüm cover art

Güzelliğin Beş Para Etmez - Gönül Yolcusu 7. Bölüm

by Abdurrahman Önül

Album: Singles

Duration: 8:54

Genre: nasheed, ilahi, munshidType: nasheed

Story & Cultural Context

This Turkish ilahi-style performance by Abdurrahman Önül uses wording associated with Âşık Veysel’s well-known poem about beauty and love. The recording is presented as a “Minyatür Klip” connected with the Gönül Yolcusu television/music series, specifically its seventh episode.

← Browse
Güzelliğin Beş Para Etmez - Gönül Yolcusu 7. Bölüm

Güzelliğin Beş Para Etmez - Gönül Yolcusu 7. Bölüm

About this recordingAuto-generated
Genre
nasheedNasheed · Arabic نشيدA devotional Islamic song. Traditionally sung by voice or with a frame drum; many modern ones add instruments.Browse →Glossary →ilahiIlahi · Turkish ilahiA Turkish devotional hymn, often from the Sufi tradition.Browse →Glossary →munshidMunshid · Arabic منشدThe singer of nasheeds. "Inshad" is the act of performing them.Browse →Glossary →

Credits

LyricistÂşık Veysel

Story & Cultural Context

This Turkish ilahi-style performance by Abdurrahman Önül uses wording associated with Âşık Veysel’s well-known poem about beauty and love. The recording is presented as a “Minyatür Klip” connected…

Titles in Other Languages

EnglishYour Beauty Is Not Worth Five Pennies
TürkçeGüzelliğin Beş Para Etmez

Lyrics

Kim okurdu kim yazardı, bu düğümü kim çözerdi, koyun kurd ile gezerdi, fikir başta başk olmazsa.

Kim okurdu kim yazardı, bu düğümü kim çözerdi, koyun kurd ile gezerdi, fikir başta başk olmazsa.

Senden aldım bu feryadı, uyumuş dünyanın tadı, anılmazdı eyseladı, o sana aşık olmazsa.

Anılmazdı eyseladı, anılmazdı eyseladı, o sana aşık olmazsa, o sana aşık olmazsa.

Gezgin ozan gideri günler olmuştu ama avluda bıraktığı tebessüm hala dut ağacının gölgesinde duruyor gibiydi.

Elif bir gün babasına sordu, baba o ozan gözleri görmeden testiyi nasıl sevdi? Ömer çarkı durdurdu, biraz düşündü.

O akşam anlattı, ozanın okuduğu sözler aşık Veysel'indi. Veysel Sivas Şarkışlalı bir halk ozanıydı. Gözleri görmezdi ama gönlüyle dünyayı herkesten iyi görürdü.

O sırada ozan uzak bir bozkır yolunda yürüyordu. Yüzü güneşe dönük, adımları sakindi.

Ertesi sabah Elif mektepte rahlesinin başına oturdu. İlahi'nin ilk sözü aklındaydı. Kim okurdu, kim yazardı?

Hocası hepsine aynı dersi veriyordu ama her çocuk başka bir şey anlıyordu. Elif düşündü, fikirler ayrı ayrı olmasa kimse kimseden bir şey öğrenemezdi.

Gece damda Ömer düğümü çözülmüş tespihi Elif'in avucuna bıraktı. İlahi sorar, bu düğümü kim çözerdi? Sabır çözerdi, sevgi çözerdi.

İlahi bir düş gibi bir sahne çizer, koyun kuht ile gezerdi. Kimsenin kimseye zarar vermediği bir dünya. Ömer bunun yalnız bir düş olmadığını söyledi. Gönüllerde sevgi olunca insanlar da böyle yan yana yürürdü. Farklı düşünmek ayrı düşmek demek değildi.

Bahçede güller açıyordu. Her gül başka renkteydi ama hepsi aynı toprakta yan yana büyüyordu. O günden sonra Elif her gün çarkın başına oturdu. Bir testi yapacaktı. Gezgin ozan için gözleri değil elleri görsün diye.

Zeynep ozana ayran sunduğu bakır tası her gün özenle parlatırdı. Ona göre sevgiyle tutulan bir eşya eskidikçe güzelleşirdi. Fırın günlerce yandı söndü. Elif'in ilk testileri çatladı, eğri büğrü çıktı ama Elif vazgeçmedi.

Ömer gülümsedi. Çamur sabrı sever kızım. Güzellik bir günde gelmezdi. Sevgiyle yeniden yeniden deneyen el sonunda çamura can verirdi. Güz gelince Elif'in testisi fırından çıktı. Biçimi sadeydi ama her kıvrımında sevgi vardı.

Bir güz sabahı yolun ucunda tanıdık bir değnek sesi duyuldu. Gezgin ozan geri dönmüştü. Elif koşarak karşıladı onu. Avluda Elif testisini ozanın ellerine bıraktı. Ozan testiyi yavaşça yokladı, uzun uzun gülümsedi. Bu testide aşk vardı.

Sonra ozan atölyeye girdi. Raflardaki testileri bir bir yokladı. En güzelini değil en çok emek verilenini seçti. Aşık Veysel'in dizeleri tam burada anlam bulur. Senden aldım bu feryadı. Aşık sevdiğinden aldığını söze döker. Sözde gönülden gönüle geçer.

Güzellik tek başına geçip gider, solar. Onu kalıcı kılan içinde taşıdığı sevgidir. O akşam ozan aile sofrasına oturdu. Ekmek bölündü, dualar edildi. Kimse aşktan söz etmedi ama sofranın her köşesinde aşk vardı.

Gece ozan damda oturdu. Yıldızları göremese de serinliğini duyuyordu. Elif yanına oturdu. Gördüğü her şeyi ona tek tek anlattı. Veysel bir dizesinde der ki, anılmazdı Veysel adı ve hemen ardından o sana aşık olmasa. Bir ozanı anılır kılan sesi değil sevdasıdır.

Ömer yeniden çarkın başına geçti. Bir topak çamur sevgiyle dokununca yine testiye dönüşüyordu. Güzelliğin beş para etmez. İşte bunu söyler. Ne kadar güzel olursa olsun içinde aşk olmayanın değeri yoktur. Çamuru testi insanı insan eden sevgidir.