
Maqam: SabaGenre: nasheed, ilahi, naat, poetryYear: 2017Type: nasheedComposer: Gökhan Tamir
Story & Cultural Context
This track is a poetic tribute (naat) dedicated to the Prophet Muhammad, specifically performed for the 'Gül Gecesi' (Rose Night) event in 2017. It characterizes the Prophet as the 'Last Lion' (Son Aslan) in a metaphorical sense, emphasizing strength and spiritual leadership.
← Browse

AI-Enriched95%
Credits
ComposerGökhan Tamir
LyricistDursun Ali Erzincanlı
ArrangementGökhan Tamir
ProducerMarmara Müzik
LabelMarmara Müzik
Story & Cultural Context
This track is a poetic tribute (naat) dedicated to the Prophet Muhammad, specifically performed for the 'Gül Gecesi' (Rose Night) event in 2017. It characterizes the Prophet as the 'Last Lion' (Son…
Titles in Other Languages
العربيةالأسد الأخير
EnglishThe Last Lion
TürkçeSon Aslan
Lyrics
Şam Camii'ndeyiz ama şimdi değil. Simsiyah atların yelelerinden, vefasızlığın tuttuğu günden yıllar sonra. Şam Camii'ndeyiz ama şimdi değil. Toprağın ehlibeyt kanıyla sulandığı günden yıllar sonra. Şam Camii'ndeyiz ama şimdi değil. Zeynep'in sözlerinde latife, gözlerinde yaş kuruduktan sonra. Şam Camii'ndeyiz ve o da camide. O ki adı anılmaya bile değmez aslında. İsim var ki insana Allah'ı anlatır. İsim var ki duyulunca zulmü hatırlatır. Şam Camii'ndeyiz ve Yezid de camide. Zalimin imamı ehlibeyte hakaretler ediyor. Resulullah'ın ehline dil uzatıyor. Hem de Resulullah'ın minberinde. Ve biri var ayağa kalkıyor. Evet biri var ayakta. Sanmam ki o ayağa kalkınca Seyyid-i Hamza Uhud'da yatıyor olsun. Sanmam ki yeryüzünün uluları ayağa kalkmamış olsun. Biri var ayakta. O gün yeryüzünde ondan daha hayırlısı yok hayatta. Güneşin batışına sırtını vermiş bir arslan gibi. Zirvede tek başına bir arslan gibi kükürüyor. Yezid susturamıyor onu. Yezid'in yapacağı bir şey yok. Çünkü halk dinlemek istiyor bu arslan'a. Çünkü halk onu dinlemeden gitmez. Zaten delikanlının olduğu yerde eli kanlanında sözü beş para etmez. Şam Camii'ndeyiz ve caminin minberi. Minberin önünde arslan. Ağır adımlarla çıkıyor basamakları. Sanki dünyanın yükü omuzlarında. Yüzünü cemaate dönüyor ve başını kaldırıyor. Yüzü parlak. Yüzü kan kokan kerbü bela gecesinde doğan dolunay gibi parlak. Karanlığın örtmeye çalıştığı ihanetin şahididir yüzü. Bakışları merhamet yüklüdür ama şimdi değil. Nazarları kevser suyudur ama şimdi değil. Şimdi cehennem kapılarından bir kapıdır gözleri. Her ateş yakacağı yerden emin. Şimdi bakışları alev alev kalbine saplanıyor zalimin. Kimdir bu yaralı arslan? Hani isim var ki insana Allah'ı anlatır dedik ya. İşte o isim İmam Zeynel Abidin. Hazreti Hüseyin'in oğlu. Kerbela'da hayatta kalan tek seyyid. Kıyamete kadar gelecek seyyidlerin babası. Ve konuşmaya başlıyor. Ehl-i beytin en büyük düşmanına ve tüm insanlığa seyyid kimdir, ehl-i beyt nedir anlatıyor. Ey insanlar! Bize altı şey ihsan edilmiş ve yedi şey sebebiyle de biz üstün kılınmışız. Bize ilim, hilm, cömertlik, fesahat, cesaret ve müminlerin kalbinde bize karşı bir sevgi verilmiştir. Üstünlük sebebimizse şunlardır. Allah'ın seçkin peygamberi Muhammed Mustafa sallallahu aleyhi ve sellem bizdendir. Doğru sözlü Ali kerramallahu vece ve caferi tayyar bizdendir. Allah ve Resulünün arslanı Hamza bizdendir. Cennet gençlerinin efendisi ve bu ümmetin peygamberinin iki torunu Hasan ve Hüseyin bizdendir. Ve yine deccali öldürecek olan Mehdi de bizdendir. Ey insanlar! Beni tanıyan tanıyor. Tanımayanlara da haseb ve nesebimi beyan edeceğim. Ey insanlar! Ben Mekke ve Mina'nın oğluyum. Ben Zemzem ve Safa'nın oğluyum. Ben Arafat'ta en güzel dua edenin oğluyum. Ben Müzdelife'de konaklayanların en şereflisinin oğluyum. Ben Kabe'yi tavaf edenlerin en keremlisinin oğluyum. Ben Safa ve Merve'de en güzel yürüyenin oğluyum. Ben bir gece Cebrail'le Miraca yükselenin oğluyum. Ben Bedir ve Huneyn'de Resulullah'ın yanında savaşan ve bir an olsun Allah'ı inkar etmeyen kimsenin oğluyum. Ben Müminlerin Salih'inin, Nebilerin Varisi'nin, Müslümanların Rehberi'nin, Mücahitlerin Nur'unun, Hendek savaşında İslam'ı yok etme amacıyla bir araya gelen müşrikleri dağıtan kimsenin oğluyum. Ben bütün Müslümanların en cesur ve yiğidinin oğluyum. O ki Hasan ve Hüseyin'in babası, Ebi Talib'in oğlu Ali'dir. Ben Fatımatüz Zehra ve Seyyidetü'l Nisan'ın oğluyum. Kadınların Efendisi'nin oğluyum. Ben Hatice Tül Kübra'nın oğluyum. Ben kanına boyanan kimsenin oğluyum. Ben Kerbela kurbanının oğluyum. Ben bir kurban gibi boğazlananın oğluyum. Oysa onun masum boynunda ve kanında kimsenin hakkı yoktur. Ben kendisi için cinlerin karanlıklarda ağladığı ve kuşların gökte ağıt yaktığı Hüseyin'in oğluyum. Şimdi ey Yezid, Aziz ve Kerim olan Allah Resulü, benim mi yoksa senin mi ceddindir? Eğer benim ceddimdir dersen, insanlar senin yalan söylediğini bilecekler. Benim ceddim olduğunu söylersen, o halde niye babamı haksız yere öldürdün? Niye zulüm ve düşmanlık üzere öldürdün? Niye malını yağmaladın? Niye kadınlarını esir ettin? Şunu unutma ki, mahşerde ceddim sana düşman olacaktır. Ve aslan sustu. Şam ağlamaya başladı. Şam'ın ağlaması duracak ama şimdi değil. Suriye'nin gözyaşları dinecek ama şimdi değil. Son aslan minbere çıktığı zaman. Altyazı M.K.