Skip to main content
Dursun Ali Erzincanlı Senden Önce cover art

Dursun Ali Erzincanlı Senden Önce

by Dursun Ali Erzincanli

Album: Nasheeds

Duration: 9:58

Maqam: SabaGenre: nasheed, ilahi, naat, madihYear: 2024Type: nasheedComposer: Dursun Ali Erzincanlı

Story & Cultural Context

This track is a poetic 'Naat' (praise of the Prophet Muhammad) that reflects on the state of the world and the longing for the Prophet's presence before his birth. It is part of Erzincanlı's signature style of 'Siir' (poetry) blended with melodic backgrounds, focusing on spiritual yearning.

← Browse
Dursun Ali Erzincanlı Senden Önce

Dursun Ali Erzincanlı Senden Önce

Nasheeds 9:58 2024
AI-Enriched85%
MaqamSaba
Instruments
vocal-onlystringspercussionney

Credits

ComposerDursun Ali Erzincanlı
LyricistDursun Ali Erzincanlı
ArrangementMustafa Ceceli
ProducerDursun Ali Erzincanlı
LabelDursun Ali Erzincanlı Official

Story & Cultural Context

This track is a poetic 'Naat' (praise of the Prophet Muhammad) that reflects on the state of the world and the longing for the Prophet's presence before his birth. It is part of Erzincanlı's signature…

Titles in Other Languages

العربيةقبل أن تأتي
EnglishBefore You
TürkçeSenden Önce

Lyrics

Ya Resulallah, senden önceydi. Adem'den de önce, Havva'dan da. Varlığa ilahi bir hediye, alemlere rahmet olasın diye, hür nuredesin diye alemi, her geceye tek sabah nurunu yarattı en nur olan Allah. Senden önceydi, melekten de önce, felekten de. Nurunla birlikte adını yarattı Allah. Arşın sütunlarına, cennetin katlarına yazıldı. El Hamid olan Allah, isminden isim verdi. Mahmud dedi sana, Ahmet, Muhammed dedi. Senden önceydi, Kureyşlilerin arube gününde, Kabb'in Lüey seslendi Mekkelilere. Hareminizi süsleyip gereken saygıyı gösterin, ona tutunun. Yakında büyük bir haber gelir. Biz farkında olmadan nimet perdelerini üzerimize sanar. Bilinmez hangi mekan ve andan, Peygamber Muhammed gelir, haberler getirir yüce Yaradan'dan. Senden önceydi, Allah deden Hazreti İsmail'in kaybolan su kuyusunu bir başka deden Abdülmuttalib'e buldurdu. Önce zemzeme kavuştu Kabe, cemre düşmeden baharı gördü harem. Sen daha doğmadan tohumlar toprağa deldi. Sen daha doğmadan Mekke'ye baharım geldi. Senden önceydi, Ayyüzlü iki yiğit Allah'a kurban adandı. Biri Hazreti İsmail'di, diğeri Abdullah. Göklerin ve yerin sahibi kabul etti ki, birinin canına karşılık semadan koç, diğerininkine Mekke vadilerinden yüz debe. Sen İsmail'den tevekkül, Abdullah'tan huydun. Sen iki kurbanlık babanın oğluydun. Senden önceydi, Beni Zühre kabilesinin en asil, en şerefli kızı gelin olmuştu. Allah'ın ona ne ihsan edeceğini bilmeden, ama önce ne karanlıklar yaşayacağını bilmeden, gül kokulu yavrusunu ve ona doyamayacağını bilmeden gelin olmuştu. Adı kıyamete kadar anılacak tertemiz dillerle, adı Vehbin kızı Hazreti Amine. Ve sen doğdun ya Resulallah, yıldızlar denizinden Mekke'nin dağlarına yağan yağmurla, güneşi burçları söndüren bir nurla, mekana heybet, zamana rahmet, aleme sürurla. Sen doğdun ya Resulallah, iklimlerin sultanı yepyeni bir baharda, insanlığa şeref, yetime gurur, öksüze onurla. Sen doğdun efendim, dünya senin beşiğin, sema senin tülündür. Sen annenin gülüsün, annen senin gülündür. Artık seninleydi insanlık, alıp verdiğin ilk nefeste bile köleler özgürlüğe kavuştu seninle. Doğumunu müjdelediği için kölelikten kurtuldu Süveybe. Sana bakan gözler büyüklüğüne şahit kılındı, şifa hatun tüm dünyayı saran nurunu gördü. Seninleydi insanlık, Eba Eyyub el Ensari kendisine gönderdiğin yemeklerde parmaklarının değdiği yeri öğrenip oradan yerdi. Seninleydi Zeyd bin Desine. Hani Reci vakasında esir düşmüştü, müşrikler yaylarını çekmiş bekliyorlardı. Oklar Zeyd'i gösteriyordu. Dediler ki Zeyd doğru söyle, şimdi senin yerinde Muhammed olsaydı, sen de ailenin yanında olsaydın bunu istemez miydin? Hazreti Zeyd dedi ki salın oklarınızı zaman kaybetmeyin. Çünkü Resulullah'ın şu anda bulunduğu yerde ayağına bir diken batmasını, ona acı vermesini bile istemem. Ve yaylar bırakılmış, oklar Zeyd'i şehit etmişti. Seninleydi ümmetin seçilmişleri genci ve yaşlısıyla. Erkeği ve kadınıyla hep seninleydi. Hani Ümmü Ümare vardı ya Resulallah, Nesibe Hatun, atının üzerinde elinde kılıç ve simsiyah giymiş. Yüzünü öyle örtmüş ki sadece gözleri görülüyordu. Onun için buyurmuştun ki, Uhud günü ne zaman sağıma soluma baksam, beni korumak için çarpışan Nesibe'yi görüyordum. Seninleydiler ve her şey güzeldi. Gece gündüz, yaz kış, sıcak soğuk hepsi birdi. Yaşamak ve ölmek seninle güzeldi. Senden sonrası yoktu. Senden sonrası geceydi, kıştı ve soğuktu. Abdullah bin Zeyd vefat haberini alınca şöyle dua etmişti. Ya Rabbi, artık benim gözlerimi ama kıl. Her şeyden çok sevdiğim peygamberimden sonra dünyada bir şey görmek istemiyorum. Duası kabul olmuş gözleri ama olmuştu. Teselli etmek için gelenlere şöyle demişti. Ben o gözleri Resulullah'a bakmak için istiyordum. Onun vefatından sonra ceylanların gözlerine sahip olsam ne çıkar? Ya Resulallah, hani Uhud'da miğfer yanağına batınca Ebu Ubeyde bin Cerrah onu dişleriyle çekmiş, bu yüzden ön dişleri kırılmıştı. Senden sonra sahabe efendilerimiz demişti ki, bir insana ön dişlerinin olmaması yakışmaz ama Ebu Ubeyde'ye öyle çok yakışıyordu ki, o ne zaman gülse biz Uhud'u hatırlar, Resulullah'ı anar ve ağlardık. Senden sonrası da gitti ya Resulallah. Senin iyilerin, senin vefalıların, güzellerin, cömertlerin, gariplerin, senin gibi yaşayıp senin gibi ölenlerin. Zaman döndü dolaştı ve bizi buldu. Şimdi senden ve ashabından uzakta dünya nimetlerinin ortasındayız. Ahlakın dilimizde var ama hayatımızda yok. Kimi örnek aldık ki ne şükrümüz var ne hamdimiz, ne dirliğimiz var ne birliğimiz. Kime benzedik ki biz konuşmaktan yaşamaya fırsatımız olmuyor. Bize yine örnek ol ya Resulallah. Allah aline ashabına benzetsin bizi. Allah ehli beytine benzetsin bizi. Allah kamil insan etsin bizi. Bugünkü halimizin sebebi ya Resulallah. İmanımız sağlam fakat sayımız az. Kırk olunca Kabe'ye, üç yüz on üç olunca Bedir'e, bin olunca Uhud'a gideceğiz. Senin ardında biz de varız ama henüz bir buçuk milyarız. Ya Resulallah, bizim için korktuğun hali yaşıyoruz. Evet biz en çok olduğumuz gündeyiz. Çokuz ama yok hükmündeyiz. Ya Resulallah, bizim için korktuğun hali yaşıyoruz. Evet biz en çok olduğumuz gündeyiz. Çokuz ama yok hükmündeyiz. Ya Resulallah, bizim için korktuğun hali yaşıyoruz. Evet biz en çok olduğumuz gündeyiz. Ya Resulallah, bizim için korktuğun hali yaşıyoruz. Evet biz en çok olduğumuz gündeyiz. Ya Resulallah, bizim için korktuğun hali yaşıyoruz. Evet biz en çok olduğumuz gündeyiz. Ya Resulallah, bizim için korktuğun hali yaşıyoruz. Evet biz en çok olduğumuz gündeyiz. Ya Resulallah, bizim için korktuğun hali yaşıyoruz. Evet biz en çok olduğumuz gündeyiz. Ya Resulallah, bizim için korktuğun hali yaşıyoruz. Evet biz en çok olduğumuz gündeyiz. Ya Resulallah, bizim için korktuğun hali yaşıyoruz. Evet biz en çok olduğumuz gündeyiz. Ya Resulallah, bizim için korktuğun hali yaşıyoruz. Evet biz en çok olduğumuz gündeyiz. Ya Resulallah, bizim için korktuğun hali yaşıyoruz. Evet biz en çok olduğumuz gündeyiz. Ya Resulallah, bizim için korktuğun hali yaşıyoruz. Evet biz en çok olduğumuz gündeyiz. Ya Resulallah, bizim için korktuğun hali yaşıyoruz. Evet biz en çok olduğumuz gündeyiz. Ya Resulallah, bizim için korktuğun hali yaşıyoruz. Evet biz en çok olduğumuz gündeyiz. Ya Resulallah, bizim için korktuğun hali yaşıyoruz. Evet biz en çok olduğumuz gündeyiz. Ya Resulallah, bizim için korktuğun hali yaşıyoruz. Evet biz en çok olduğumuz gündeyiz. Ya Resulallah, bizim için korktuğun hali yaşıyoruz. Evet biz en çok olduğumuz gündeyiz. Ya Resulallah, bizim için korktuğun hali yaşıyoruz. Evet biz en çok olduğumuz gündeyiz. Ya Resulallah, bizim için korktuğun hali ya