Skip to main content
Dursun Ali̇ Erzi̇ncanli "son Şi̇i̇r" cover art

Dursun Ali̇ Erzi̇ncanli "son Şi̇i̇r"

by Dursun Ali Erzincanli

Album: Nasheeds

Duration: 7:46

Maqam: SabaGenre: nasheed, ilahi, naat, poetry recitationYear: 2024Type: nasheedComposer: Gökhan Tamir

Story & Cultural Context

This track, titled 'The Last Poem', is a deeply emotional naat (poetry in praise of the Prophet Muhammad) written and performed by Erzincanlı. It serves as a spiritual reflection on the life of the Prophet and the longing of the Ummah, often performed with a cinematic orchestral arrangement.

← Browse
Dursun Ali̇ Erzi̇ncanli "son Şi̇i̇r"

Dursun Ali̇ Erzi̇ncanli "son Şi̇i̇r"

Nasheeds 7:46 2024
AI-Enriched90%
MaqamSaba
Instruments
vocal-onlystringsneypercussion

Credits

ComposerGökhan Tamir
LyricistDursun Ali Erzincanlı
ArrangementGökhan Tamir
ProducerGökhan Tamir
LabelDursun Ali Erzincanlı

Story & Cultural Context

This track, titled 'The Last Poem', is a deeply emotional naat (poetry in praise of the Prophet Muhammad) written and performed by Erzincanlı. It serves as a spiritual reflection on the life of the…

Titles in Other Languages

العربيةالقصيدة الأخيرة
EnglishThe Last Poem
TürkçeSon Şiir

Lyrics

Ya Resulallah! Bu son sözüm, nidam, yalvarışım, seni hasretle anışım. Bu, temiz huzurunda okuduğum son şiir, bu aciz ve garip son seslenişimdir. Keremli her yaşına bir şiirim olsun, bir bahanem olsun yüce adını anmaya deyip, altmış iki kez huzurunda durdum. Altmış iki kez saadetli kapına ya Resulallah diyerek dokundum. Ve şimdi son kez yol bilmez, edeb bilmez halimle, rahmet otağına sığınan halip hür melalimle, saadetli makamına, makamı mahmuda şefaat tahtına yöneldim. Tahtın ki yıldızlar dökülür ayaklarından, tahtın ki tüm tahtların üzerinde yedinci kat sema, o tahtı peygamberine lütfeden rahim rahmana sena. Ya Resulallah, bu son şiir, son seslenişimdir sana. Ne zaman ya Resulallah diye seslensem, ey şanı yüce nebi desem, o öldü seni duymaz dediler. Oysa efendim, Cennetülbaki'de oğlun İbrahim'i kabre koyarken, ey İbrahim demiştin, bize öyle bir acı bıraktın ki, o acı Uhud'un üstüne çökse Uhud parçalanırdı. İbrahim ölmüş, sen ise gözyaşlarıyla ona seslenmiştin. Senin İbrahim'e seslendiğin gibi seslendim sana. Vefat ettiğin gün Ebu Bekir gelip o nur yüzüne bakmış, seni başından öpmüş, ya Resulallah demişti. Sen yaşarken de güzeldin, ölürken de güzelsin. Sen gitmiştin ve Ebu Bekir sana gözyaşlarıyla seslenmişti. Ebu Bekir'in seslendiği gibi seslendim sana. Kerbela'da Hüseyin şehit edilince kız kardeşi Zeynep ağat yakmıştı. Ey Muhammed'im demişti. Ey Muhammed'im, gökte melekler sana salatu selam getiriyorlar. Hüseyin ise kanlara bulanmış yatıyor. Sen yoktun ve Hazreti Zeynep iki gözü iki çeşme seslenmişti sana. Ben de Zeynep'in seslenişi gibi seslendim ehli beytin şahına. Bu son şiir ya Resulallah, son seslenişimdir sana. Ben seni anlatmadım, zaten anlatamam da. Seni anlatmak salihlere, saadetlere yakışır. Ben seni andım ve sana anlattım. Çünkü herkes huzuruna gelir, herkes ya Resulallah diye seslenebilir. Sen herkesin peygamberisin, dinlersin onları. Zaten dinledin de, isteyen söz sahibidir senin indinde. Ben de o saadetli huzurundaymışım gibi, bana bakıyor, beni dinliyormuşsun gibi düşündüm. Bu zamandan çevirdim yüzümü, sana döndüm. Faran dağlarında hüzünle tanıştım. Sen yoktun da ağlamayı öğrendim. Kırk yaşındasın da sayısız siyah cübbeler diktim, kenarları beyaz çizgili. Ey hem varlığa hem yokluğa yar olan sevgili, Bedir'de Zeynep annemizin gerdanlığı yüreğimizi yaktı. Uhud'da Hazreti Hamza için gözyaşlarımız aktı. Hendek'te Hayderi Kerrar'la tekbir getirdik. Aslanlarınla beraber o gün Mekke'ye biz de girdik. Bazen yiğitlerinle yerde, bazen meleklerle gökte, Hayber'de, Huneyn'de, Tebük'te dolaştık durduk muazzez ömründe. Şimdi sen sanki Ayşe annemizin evinde, dizinde, Mescid-i Nebi'den, Münver şehirden, o son geceden sıyrılıp gidiyormuşsun gibi çekiliyor nurun. Karanlık yağıyor sözlerimin üstüne. Karanlık ve soğuk, suya düşse dondurur kelimelerim. Karanlık ve soğuk, söz sözü görmüyor, neyleyeyim? Ey alemlere rahmet olan sevgili, mahşerde bir alem ahirette, sen bize mahşerde de rahmet ol. Makamı Mahmud'u lütfedince Allah, ne olur, ne olur şefaat ya Resulallah! Ve susuyorum, Arş'ın sahibine, alemlerin Rabbine hamd olsun. Salat ve selam, senin peygamber kardeşlerinin, ehli beytinin, ashabının ve ümmetinin üzerine olsun. Susuyorum ya Resulallah, bu son sözüm, nidam, yalvarışım, seni hasretle anışım, bu temiz huzurunda okuduğum son şiir, bu aciz ve garip son seslenişimdir. Altyazı M.K.